Başkanımızın AA'ya verdiği röportaj



Başkanımız Prof. Dr. Murat Atalı'nın
Anadolu Ajansı'na verdiği özel röportajda, son dönemlerde eskrimde elde edilen uluslararası başarılardan, son 10 yılda sporcu sayısındaki artışa, geleceğe yönelik hedef ve beklentilerinden minik sporcuların eskrime duydukları ilgiye kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

İşte o röportajın tamamı...

Türkiye Eskrim Federasyonu Başkanı Murat Atalı, İrem Karamete'nin 2016 Rio Olimpiyatları'na kota almasının ardından eskrimin daha popüler hale geldiğini söyledi.

Atalı, AA muhabirine, son dönemde elde edilen başarıları ve eskriminin geleceğini değerlendirdi. Eskrimin olimpiyatlarda en çok madalya veren branşlardan biri olduğuna dikkati çeken Atalı, "Eskrim Türkiye'de 1923 yılından beri federasyon olarak var. Spor olarak daha önceden de var. Bizim tarihimize, sosyo-kültürel yapımıza çok yakın bir branş olmasına rağmen ihmal edilmiş. Bir itham değil ama bir tespit olarak söyleyebiliriz ki; federasyon yönetimleri gerekli hassasiyeti göstermemiş." diye konuştu.

Federasyonu 2007 yılında devraldıklarını anımsatan Atalı, "O dönem eskrim sadece 7 kulüple yapılıyordu. Toplam sporcu sayısı, bütün dallarda 250 civarındaydı. Bu sayıdan çok büyük bir başarı çıkaramazsınız. Bu nedenle o dönemki başkanımız Müminhan Bilgin ile eskrimi yeniden planlamaya koyulduk. Bir taraftan eskrimi Türkiye'de mümkün olduğunca yaygınlaştırabilmek, çok sayıda genci teşvik etmek için bir arayış içine girdik. Bir taraftan da niteliği artırmak için çalıştık. Bugün itibarıyla 53 ile kadar yaygınlaştık. Eskrim bugün 70 küsur kulüp çatısı altında yapılıyor. Bunun yanında kulüple bağlantısı olmayan ferdi sporcular var." ifadelerini kullandı.

Faal sporcu sayısının 3 binin üstüne çıktığını dile getiren Atalı, şöyle devam etti:

"Lisanslı sporcu sayımız 10 bin ama değişik sebeplerle bir kısmı faal değil. Okul çağlarında çocuklar TEOG, üniversite sınavı gibi sebeplerle spora vakit ayıramıyorlar. Faal sporcu sayımız asla yeterli değil. Olimpiyat, dünya şampiyonlarını fazlaca görebilmemiz için faal sporcu sayısının en az 10 bine çıkması lazım. Bu gerçekleştirilebilir bir rakam, hayal değil. Özellikle 2012'den sonra Avrupa ve dünyada başarılar gelmeye başladı. Avrupa şampiyonası, Akdeniz Oyunları ve Universiad'da bronz madalya, gençlerde dünya altıncılığı geldi. 2016 yılında ilk defa olimpiyatlara kota alarak gidince, bu çok ses getirdi ve insanlar Türkiye'de eskrimin varlığından haberdar oldu. Böylece ilgi arttı."

- "Sorumluluğumuz arttı"

"2017 yılı, bizim için çok büyük bir başarı yılı oldu." diyen Atalı, İbrahim Amed Acar'ın yıldızlardaki Avrupa ve dünya şampiyonluğu, Genç Kız Milli Takımı'nın 23 yaş altında Avrupa şampiyonluğunun ardından medyanın ilgisinin arttığını ve başarının karşılık bulduğunu söyledi.

Atalı, geçen yıl düzenledikleri çocuk kupasına binin üzerinde katılım olduğunu dile getirerek, "Bu büyük ölçüde İrem Karamete etkisidir. İlk defa televizyonlarda bir eskrim sporcusuna yer verildi. Sosyal medyada yer aldı. Eminim önümüzdeki sene sadece çocuklarda 2 bini aşacağız. Bu başarılar üzerimizdeki sorumluluğu artırdı. Artık öyle orta sahada top çevirip, eskrimi yönetmek mümkün değil. Bundan sonra sıradan turnuvalarda getireceğimiz madalyalarla kimseyi avutamayız." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlik ve Spor Bakanlığının eskrime özel bir destek vererek 2015 yılında bu branşı Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri'ne dahil etiğini kaydeden Atalı, "Nitelikli sporculara özel programlar uyguluyoruz. TOHM daha önce 3 merkezdeydi ama artık bütün branşları Ankara'ya topladık." dedi.

- "Yeni şampiyonluklar çıkacak"

Atalı, geçen yıl sporcuların 90 civarında uluslararası, 40 da ulusal müsabakaya katıldıklarını belirtti.

Turnuva sayısını artırmaya çalıştıklarını vurgulayan Atalı, "Bütçemizin yüzde 75 civarındaki kısmını altyapı ve turnuvalara harcıyoruz. Bu büyük bir rakam. 2007'ye kadar bu rakam yüzde 30 civarındaydı. Bu ilgi, destek devam ettiği sürece yeni şampiyonlar çıkacak, umudumuz var." ifadelerini kullandı.

Yabancı sporcuların Türkiye'ye sadece madalya umudu olarak getirilmediğini, bu sporcuların yerli sporculara büyük katkısı olduğunu dile getiren Murat Atalı, şöyle konuştu:

"Bu sporcular, kendi sporcularımızın müsabaka yapabileceği, kendisini geliştirebileceği adeta tavşan, antrenör rolü de üstlenmiş sporcular. Örneğin İtalyan asıllı Martino Minuto var. Kendisini Türkiye'de kategorisindeki bütün müsabakalara getiriyoruz. Sporcular yurt içi müsabakalarda onunla karşılaşıyorlar. İrina Shukla, bu sene katıldı aramıza ama onun katkısı da çok büyük oldu. Eskrimdeki başarılar, yabancı ülkelerden transfer ettiğimiz sporcularla aldığımız başarılar değildir. Onların çok katkısı vardır. Madalya anlamında değil ama sağladıkları katkı nedeniyle daha ön plandadırlar."

- "Çocuk o kıyafeti giydiğinde kendisini farklı hissediyor"

Eskrimin kıyafetleri nedeniyle çocuklar için ilgi çekici olduğunu vurgulayan Atalı, "Sporda çocuklar kendilerini eğer bir başarı elde ederlerse, madalya alırlarsa özel hissederler ama eskrimde çocuk o kıyafeti giyer giymez kendini özel hissediyor." dedi.

İbrahim Amed Acar'ın da cimnastik yaz okulundayken, eskrim yapanları görerek bu branşa başladığını kaydeden Atalı, "Futbol, basketbol, yüzme çok popüler. Çocuğun kulağına çalınıyor. Biz tanıttıkça olacak." diye konuştu.

Gençler dünya şampiyonu İbrahim Amed Acar için 2020 Tokyo Olimpiyatları'nın erken olabileceğini ifade eden Murat Atalı, şunları kaydetti:

"Henüz 17 yaşında. Yeni yeni büyük kategorisinde müsabakalara götürmeye başladık ama 2020 Tokyo'da 20 yaşında olacak. 2020'de başarı gelebilir ama hedefimiz 2024. İbrahim dışında 2020 için başka sporcularımız da var. İrem var, Enver Yıldırım var, Fatma Zehra Köse, Martino var. İbrahim tek sporcumuz değil. 2020'ye yetiştirmeye çalışacağız, yetişmezse 2024 için çalışacağız." AA


Ana Sayfa